“Montenegro İnşaat Projeleri” Denildiğinde İlk Akla Gelen Villada(!) İşler Nasıl Gidiyor?

montenegro-insaat-sektoru

Evet, küçük bir proje olabilir ama benim için Montenegro inşaat projeleri denildiğinde en havalısı, KENDİSİ, net bilgi…

Zira benim gibi inşaatla hiç alakası olmayan biri için, oldukça cesur bir tavrın tezahürü…

O yüzden de evime bakmalara doyamıyorum.

Kaba saba haline her geçen gün daha bir hayran oluyorum.

Veeeeee kendimle de fena halde gurur duyuyorum.

Kimse kusura bakmasın; benim evim Montenegro inşaat sektörü denildiğinde “en hikayesi olan” ve “en çılgın projesi” olmayı bence şimdiden başardı.

😋 😋 😋 😋 😋

Eveeeeeet,,,, kendimi yeterince havaya soktuğuma göre, artık inşaattan haberlere geçebilirim.

🤣🤣🤣🤣🤣

Montenegro semalarından bildiriyorum;

Çatıya çeyrek kala durumlarında; istikrarlı ve inatçı bir bir şekilde seyreder haldeyim.

Resimde görüldüğü üzere; garaj katı bitti, salon katı bitti, yatak odaları katının tavanı için kalıpların çakılma aşamasına geçilmesi eli kulağında…

Bu hafta kalıplar çakılır, hafta sonu da betonu atılmış olur.

Sonra da ver elini çatı…

Peki ben ne durumdayım?

Taşınmak, yani inşaat alanından çıkmak zorunda kaldım.

Nereye?

50 metre ileriye, yol kenarına…

Çileli bir süreç oldu, zira o 50 metreyi geçmek için 6 saat doğayla savaşmak ve sonunda da bir çekici çağırmak zorunda kaldım.

Ve o elli metre yokuşu, sanırım 300 kere falan elimde ağır yüklerle inip çıktım.

Su bile taşıma suyu, dikkatinizi çekmek isterim.

Neyse ki hava güzeldi.

🙏 🙏 🙏 🙏 🙏

Ve şükürler olsun ki hep şükredecek bir şeyler bulabiliyorum.

😉 😉 😉 😉 😉

Her şey bir yana; o kadar yoruldum ki, iki gece ağrılardan hiç uyuyamadım.

Yara bere içindeyim…

Hala da yürüyüş şeklimden üzerimden tır geçtiği belli oluyor.

Ama bir aşamayı daha geçtim ve inşaat alanından çıkarak yeni yerime ulaştım.

Evet, biraz daha rahatsız bir ortamda, biraz daha çamurun içindeyim…

Karavan yamuk duruyor.

🤓 🤓 🤓

Çamurdan kendisini teraziye gelemiyor da…

Ve her geçen gün biraz daha batıyor.

Eski yere mıcır döktürmüştüm.

Burası geçici olduğu için öyle bir bütçe ayırmak istemedim.

Ama yine de evim gözümün önünde yükselirken, mutluluklardan mutluluklara gark edip, yaşadığım tüm sıkıntıları unutuyorum.

Yamukluğa da çok takılmıyorum, daha doğrusu takılmamaya çalışıyorum.

🤥 🤥 🤥 🤥 🤥

Peki havalar nasıl?

İki gündür kötü, yağmurlu, çok soğuk…

İnşaatın kabası da Şubat sonu, en geç Mart ortası biter gibi görünüyor.

Bu arada ince işler için fiyat araştırmaya başladım.

Montenegro inşaat malzemeleri açısından pahallı bir ülke…

Bu nedenle de tekerleme gibi olacak ama Montenegro inşaat maliyetleri açısından da biraz yorucu…

Ve tam da bu nedenden malzemeleri Türkiye’den getirmek çok daha mantıklı gibi görünüyor.

Mesela Karadağ elektrik malzeme fiyatları denildiğinde, Türkiye’nin 5 katı pahallı…

Gümrüğü, nakliyeyi katınca en kötü üçte birine getirmek mümkün…

Yani her ne kadar Karadağ inşaat sektörü adına küçük bir yatırım yapıyor olsam da, Türkiye’den malzeme ve usta getirme seçeneğini de elimde tutuyorum.

Galiba belli başlı malzemeler ve işler için en mantıklı seçenek o olacak.

Bu arada Türkiye’den eşyalarımı hala getiremedim.

Koltuğumu, masamı, televizyonumu ve kıyafetlerimi çok ama çok özledim.

En çok da çamaşır makinemi özledim.

Çamaşırlarımı orada burada yıkamaktan çok yoruldum.

Karavanın çadırında ıslak çamaşırları kurutmaya çalışmak kışın bir kabusa dönüştü.

🙄 🙄 🙄 🙄 🙄

Pardon, biri Montenegro fırsatlar ülkesi mi dedi?

😂😂😂😂😂

Valla ben bildiğin gecekondu hayatı yaşıyorum da…

🤩🤩🤩🤩🤩

Şaka bir yana, bahsedilen fırsatlar tabi ki de bunlar değil.

Ben biraz çocuklardan bu yola girmek ve zorlukların  peşine takılmak zorunda kaldım.

Yapacak bir şey yok.

Zor iyidir daha çok kıymet görür.

😉😉😉😉😉

Şu an tek isteğim şey yazı evimde geçirmek.

Azıcık yoruldum da…

İsteğim olacak mı bilmiyorum ama en kötü ihtimal kışa girmiş olurum diye düşünüyorum.

karadağ inşaat sektörü
Bu arada bana en çok “neden ev almadın da yapmayı seçtin” sorusu geliyor.

Daha önce yazmıştım ama yinelemekte fayda var; keşke doğru düzgün bir ev bulsaydım da alsaydım.

Ama istediğim gibi, benim beklentilerime uygun ve para vermeye değecek bir müstakil ev bulamadım.

Bu nedenle yapmayı seçtim.

Etrafta yapılan villalara baktığımda da, 1 koyup en az iki katına satabiliyorum.

150.000 Euro civarında yatırım yaptığımda, 300-350 Euro civarında evimi satabiliyorum.

Her ne kadar satmayı değil de yaşamayı düşünsem de, diğer yandan da mantıklı bir yatırım yapış oluyorum.

Kafamı bir yere sokmaya çalışırken, kar da etmiş oluyorum.

Yarın öbür gün kafayı kırar, başka bir yerlere gitmeye karar verirsem, parama Euro bazında değer kazandırmış oluyorum.

Peki bu süreçte bu yola girdiğim için hiç pişman oldum mu?

Çok yorulduğum doğru, arada baya baya krizler geçirdiğim de doğru ama geldiğim şu noktada “her şeye değer” diyebiliyorum.

Ayrıca Montenegro’da inşaat yapmak ile ilgili resmi ve resmi olmayan tüm prosedürleri de öğrendim…

Bu geleceğim açısından da kendime yaptığım iyi bir yatırım oldu.

Sözün özü; keyfim yerinde.

Umarım en kısa zamanda bitmiş halinin de resimlerini sizinle paylaşabilirim.

👍 👍 👍

Bu arada; yazılarımı okuyan, burada yaşayan ya da buralara yolu düşen kalabalık bir kitle, nedense evimin inşaatını görmek istiyor.

Ben de herkesi kibarca reddediyorum ya da duymamazlığa geliyorum.

Ne kadar nezaketsiz bir tavır diye de aklımdan geçiriyorum.

“Samimiyet” ile “yılışıklık” bizde pek bir kolay karıştırılıyor.

Arkadaşlar, burası benim EVİM, benim ÖZEL ALANIM…

Ben müteahhit değilim.

Daire yapıp satmıyorum.

Tanımadığım insanlara, yolu Montenegro’dan geçenlere ya da Montenegro’da yaşayan Türklere neden evimin adresini vermek isteyeyim ki?

Ya da evimi neden göstermek isteyeyim ki?

Alooooo, yazılarımı da mı okumuyorsunuz?

Burada Türklere saçımı bile kestirmem diyorum ben.

Bu kadar zor mu anlamak?

Yurt dışında yaşayınca herkes herkesle bir anda fazla samimi oluyor ki, benim çocukluk arkadaşlarımla ilişkim bile böyle değil.

O yüzden benden bir şeyler isterken önce üşenmeyin ve yazılarımı okuyun.

Ne kadar “kapalı devre hayatım” olduğunu ve yurtdışına “kendime küçük bir Türkiye kurmak için yerleşmediğimi” belki o şekilde anlarsınız.

Elimden geldiğince buradan, yazılarımla yardımcı olmaya çalışıyorum.

Ama o kadar…

Gerisi sizin yolculuğunuz, sizin yatırımınız, sizin seçimleriniz ve sizin hikayeniz…

 

 

5 Comments

  1. CKT 15 Şubat 2020
    • admin 26 Şubat 2020
  2. Kader 29 Şubat 2020
    • admin 2 Mart 2020
  3. Hasan ölmez 1 Ekim 2020

Leave a Reply

error: Content is protected !!