Montenegro Yabancılar Şube ve Ben Şok!

Montenegro şirket kurulumu için ülkeye ayak basalı iki gün oldu.

Bugün programda yabancılar şubeye gidiş var.

Yani aslında oturma iznimin resmi şekilde çıkış ve üzerinde barkod bulunan, kart basım tarihin en geç gönderileceği tarihinin de yazdığı evrakı alma günü…

Parmak izi işlemleri de var.

Öğreniyorum ki, Budva yabancılar şube bir süredir sıkıntılı…

Malum Türklerin yoğun talebi ve zaman zaman çıkan kargaşa, oradaki memurların iş yavaşlatmasına neden olmuş. :)))

Nereye gitsek karıştırıyoruz ya, valla şahaneyiz.

Neyse…

Bu nedenle de Karadağ ‘ın eski başkenti ve benim için bir masal diyarı olan Cetinje şehrine gidiyoruz.

İki arabayız ve peş peşe gidiyoruz.

Ben buranın halkından biriyle tek başımayım.

Diğer arabada da dört kişilik bir aile ve onların işlemlerini yürüten Türk bir adam var.

karadağ şirket kurma

Cetinje’ye vardığımızda, diğer arabadaki aile, benim de Türk olduğumu fark edince hemen yanıma yaklaştı.

Kahramanmaraş’ın bir kasabasında yaşayan, saf denecek kadar tertemiz bir aile…

18 yaşında bir kızları, 14 yaşında bir oğulları var. Baba pasta ustası… Anne ev hanımı… Amaçları buraya yerleşip bir pasta dükkanı açmak.

Bir süre sonra samimiyet arttı, dolayısıyla da soru sayısı arttı.

Nerelisin, neden Karadağ’a yerleşmek seçimin oldu, ne yapacaksınız, ev tuttunuz mu derken…

Aşağı işaret sembolü

Anne sonunda dayanamadı ve iyice yanıma sokulup “Montenegro şirket kurma maliyeti için ne kadar para verdiniz” diye sordu.

Söyleyeyim söylemeyeyim aralığında gidip geldikten sonra cebimden çıkan parayı söyledim.

Öyle ya, zaten internette her yerde rakamlar dönüyor.

Yani fiyat aralığını biliyor olmalılar diye düşündüm.

Hay söylemez olaydım…

Ağzımdan rakamın çıkışıyla, annenin yüzü allak bullak oldu.

Ha bayıldı ha bayılacak…

Onun o halini görünce bende ister istemez kızına döndüm ve “siz” diye sordum.

Titrek bir sesle, onları getiren adamın bizi dinleyip dinlemediğini kontrol ederek, “24.000 Euro” dedi…

Yüzü kızaran ifadesi

Ben şok…

Böyle bir rakam yok.

İnanın bana yok.

Getiren adam, dizilerde figürasyonluk yapan, has bel kader oturma  izni alan, alırken de buraya gelen büyük çoğunluk gibi hızlıca herkesle fazla samimi olan, ha onlar yapıyorsa ben de yapabilirim diyerek; Türkiye’de, Montenegro uçak yolculuğunda, burada sokaklarda, yabancı şubede yeni gelenleri avlamaya çalışan tiplerden sadece biri…

Bu tiplerin Montenegro ‘da ne kadar çok olduğunu burada yaşadıkça ve gün geçtikçe anlıyorsunuz.

Sadece kendi ceplerini düşünüyorlar.

Ve aslında “KENDİ YAPTIKLARINI” sanki “BAŞKALARI YAPIYORMUŞ” gibi anlatıp, insanlara güven telkin ediyor ve kendilerine çekmeyi başarıyorlar.

karadağ şirket kurulumu

Ne yaptınız siz, hiç mi araştırmadınız, okumadınız mı diye sormama kalmadı, yabancılar şubenin merdivenlerinden inerken kadıncağız fenalaşıp, düştü.

Yıllardır biriktirdikleri parayı adamın eline saymışlar.

Dilleri yok.

Adama da parayı Türkiye’de saydıkları için yarım bırakır gider diye korkuyorlar.

O yüzden de seslerini çıkaramıyorlar.

Kadıncağız ve kızı bana, “benim de işlerimi yapan ve asıl işi takip eden kişiye ne olur söyle, paramız gitti bari işimizi tam yapsın, oturma izni çıksın” diye yalvarıyorlar.

Bu arada işlemler yürüyor.

En son parmak izi alımı ve fotoğraf çekimi için başka bir bölüme götürüldük.

Bizim dolandırıcı da, ailenin devamlı yanıma yaklaşmasından ve fısır fısır konuşmamızdan bir şeylerin döndüğünü anladı.

Ben parmak izi vermeye girdim.

Çıktım.

Aileye içeride ne olacağını anlattım.

Önce baba kızı aldılar.

Bir süre sonra odadan çıktılar ve bizim işleri takip eden kişi “anne ve oğlunun işlemlerinin aile birleşiminden dolayı 15 gün sonra yapılacağını” söyledi.

Baba kızın şirket işlemleri ve oturum izni kartı geldikten sonra, anne ve oğluna, oturum izni aile birleşiminden çıkacak.

Aman Allah’ım işte bu noktadan sonra ortalık iyice karıştı mı?

Bizim dolandırıcı, yabancılar şubenin ortasında bağırmaya başladı mı…

Hani bizi paketleyip dışarı atsalar yeridir.

Anlayamadık da niye bağırıyor diye…

“Bu iş bitti, niye anne ile oğul sonra alacakmış, siz bilmiyorsunuz, anlamıyorsunuz, karıştırıyorsunuz ortalığı!!!”

Gerçekten anlamadık.

Bizim işleri yapan kişi şaşkın, bana refakat eden kişi şaşkın, ben şaşkın.

Aile zaten bitik, anlatmaya gerek yok.

İşlemleri yapan kişi olan biteni Sırpça benim refakatçiye anlatıyor, benim refakatçi bana İngilizce çeviriyor, ben onlara Türkçe anlatıyorum.

Ama adamı susturamıyoruz.

O devamlı “biz bankaya gideceğiz, işlem bitti, benim burada sigortacım var o halledecek, bunlar kazıkçı” diye bas bas bağırıyor.

Sonunda ben anneyi çektim kenara ve ne oluyor diye sordum.

Meğersem dolandırıcı adam, işlemler bitince, sözde banka hesabı açacağım diye, aileyi yabancılar şubeden götürüp 4000 Euro daha alacakmış.

Zira banka hesabı açılınca bu parayı hesaba yatırmak gerekiyormuş, muş, muş, muşşşşşşşşş…

karadağ şirket açma

Ben durumu refakatçime, refakatçim de işlemleri takip eden kişiye anlattı.

Refakatçim ve işlemleri takip eden kişi, babayı ve beni “bir işlem daha var” diyerek tekrar içeri soktu.

Ailenin endişesini gördüğü için, “işlemleriniz tamam ve sıkıntı çıkmayacak” diye babaya anlatmamı istedi.

Bir tarafta aile için üzülen ve onlara sorun yok, işlemleriniz tıkır tıkır işliyor diye rahatlatmaya çalışan Karadağ’lı insanlar var,

Diğer tarafta kendi ülkesinin insanını daha fazla soyup soğana çevirmek için yapmadığını bırakmayan bir adam var.

O gün orada yaşadığım rahatsızlığı, utancı anlatmama gerçekten kelimeler yetmiyor.

Ben ailenin verdiği 24.000 Euro’yu söyleyince iyice delirdiler.

4.000 Euro için yapıyor bu yaygarayı dediğimde de, ne diyeceklerini bilemediler.

Sonra bir şekilde toparlanıldı ve Budva’ya dönüldü.

Ama ben ailenin telefonları aldım, bir şey olursa beni arayın, daha da para vermeyin dedim.

Döner dönmez bizim dolandırıcı almış aileyi, yine götürmüş bir yere, işlemlerinizin bitmesi için 4000 Euro vermeniz lazım demiş.

Aile gariban, saf…

O sırada bizim işlemleri yapan adam takipte, yakalamış onları.

“Hayırdır, ben öyle bir para almadım, ver o zaman hakkımı” deyip olta atınca, ortalık bir kez daha karıştı.

Sonunda da o 4.000 Euro kurtarıldı.

Ama 24.000 Euro gitti.

Artı bir sembolü

Ailenin telefonu bende…

Yazışıyoruz.

Ocak’ın ilk haftası burada olacaklar.

Tabi ki elimden geldiğince yardım edeceğim.

Hatta kızları için burada puan açısından sıkıntı yaşamayacağı bir üniversite araştırıyorum.

Sarılma Emoji

Aklınızdan “amma salaklarmış” diye geçirebilirsiniz ama benden söylemesi geçirmeyin.

Burada dilini bilmediğiniz bir ülkede, kağıtlar imzalıyorsunuz, notere gidip vekaletname veriyorsunuz, bankada sizin adınıza hesaplar açılıyor.

Para kaptırmak çok olası, çok kolay…

İyi araştırın…

Size söylenen her şeyin sağlamasını yapın.

Ben gelmeden önce her bilgiyi en ince ayrıntısına kadar araştırdım.

Ve hiç sıkıntı çekmedim.

İpleri başkasının eline verirseniz, belki 24.000 Euro değil ama ufak çaplı bir servet kaybedebilirsiniz.

Bir sene sonra da yenileme esnasında yabancılar şubenin kapısından dönersiniz.

Aman diyeyim…

4 Comments

  1. Mina Çetin 5 Haziran 2019
    • admin 5 Haziran 2019
  2. mehmet 20 Kasım 2019
    • admin 20 Kasım 2019

Leave a Reply