Niye Karadağ, İşte Onu Ben Bile Bilmiyorum…

karadağ oturma izni nasıl alınır

Karadağ ‘a daha önce gelmiş ve burada tatil geçirmişliğim var mı?

Yok.

Yani geldim, gördüm, bayıldım ve oraya yerleşmeye karar verdim gibi bir hikayem yok.

Hiç görmeden karar verdim ve geldim.

Aklımda sadece; eğer yeni bir hayat kuracaksam, kendi isteklerime göre bir yeri belirlemeliyim bilgisi netti.

Ve oturup kendime, “nasıl bir yerde yaşamak istiyorum listesi” çıkardım.

Türkiye’ye çok uzak uçuş mesafesinde olmamalı (malum aile orada, bir şey olduğunda hızlıca ulaşabilmeliyim), denizi olmalı, sahilleri uzun uzun olmalı, beachlere mahkum olmamalıyım, her yerden denize girebilmeliyim, küçük bir ülke olmalı, suç oranı düşük olmalı, Türklerle ilgili kalıplaşmış algıları olmamalı, sanayi olmamalı, yeşili çokkkkkk olmalı, insanları güler yüzlü ve rahat olmalı gibi uzunca bir liste yaptım.

Eleye eleye geriye iki ülke kaldı; Portekiz ve Karadağ

Sonra bu iki ülkeyi kefeye koydum.

Her ikisini de kağıt üstünde çokkkkk ama çokkkk sevdim ve işlemleri çok daha kolay diye Montenegro ‘yu seçtim.

Öyle ya; sanayileşmenin olmadığı, deniz kenarı, 600.000 nüfuslu bir ülke ne kadar kötü olabilirdi ki?

kotor

Evet,,, ortalıkta Montenegro ev alma, Karadağ oturma izni ve vatandaşlık, Karadağ ev alarak oturma izni, Montenegro şirket kurma, Karadağ Avrupa ülkesi mi, Karadağ ne zaman Avrupa ülkesi olacak gibi sorular ve bu sorularla pazarlanan vaatler dönüyor ama beni bu vaatler ilgilendiriyor muydu?

Pek değil…

Dikkat!!! Hiç değil demedim, pek değil dedim.

Göz kırpan ifadesi

Ancak buraya gelince gördüm; vaatler ve gerçekler pek birbirini tutmuyor ki, o da ayrı bir yazı konusu…

Kendisine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Aşağı işaret sembolü

Montenegro’da Vaatler Büyük, Peki Ya Gerçekler…

Bu arada küçük bir bilgi;

Montenegro’ya gelen herkes danışman oluyor!

Dil bilmeden, buranın hukuki ve politik prosedürünü bilmeden, daha buraya kendini adapte edemeden.

En son diş hekimim bile “danışmanım ben” diye ortalıkta dolaşır oldu diyeyim, varın gerisini siz düşünün.

Size gelip danışman olduğunu söyleyen biri varsa, benden size tavsiye azıcık altını kazıyın.

Ve mümkünse olay mahallini terk edin.

Zira büyük ihtimalle avlanıyordur.

Bu insanlar buraya şirket kurmak ya da küçük bir yatırım yapmak için gelen, sonra diğer Türkleri görüp, “o yapıyorsa ben de yaparım” diyen kafalar.

Ben bu tiplere, “Avon kafası” diyorum…

Kadınlar ne demek istediğimi anlamıştır.

“Bana müşteri getir, ben sana kardan pay vereyim.”

Ama yarın öbür gün işinizde sorun olduğunda, emin olun muhatabınızı bulamazsınız.

Çünkü bu yeni türeyen danışmanlar iş bilmiyorlar.

Dolayısıyla da onlar da birine yaptırıyorlar.

Şöyle bir düşünün; iş bilmeyen, prosedür bilmeyen, dil bilmeyen adam, sizin sorununuzu nasıl çözecek?

Dediğim gibi bu başka bir yazının konusu ama her gün buraya cebine para koyup gelen birilerinin zarara uğradığını görmek gerçekten üzücü…

Haberiniz olsun; Montenegro hükümeti, kendi ülkesine yatırım yapacak, vergisini ödeyecek ve kendi insanına ayak uyduracak insanları buraya getirmek istiyor.

Türkiye’de madenlerim azaldı, hadi gidip biraz da oradakileri söğüşleyeyim diyenleri, eninde sonunda temizleyecekler.

Bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum.

Bu adamların işlemlerini eksik gedik yaptığı, has-bel kader oturma izni verilen Türklere de, bir yıl sonra yenilemede zorluk çıkaracaklar.

Büyük bir bölümünün de oturma iznini iptal edecekler.

Kaçarı yok…

karadağ montenegro

Ben şimdilik Budva ‘da kiralık bir dairedeyim.

Tahminimce iki aya kadar kendi evimi almış ve yerleşmiş olacağım.

Ama asla hızlı hareket etmiyorum.

Hızlı bir şekilde, bir şeylerin içine de atlamayı hiç düşünmedim.

Önce herkesi izliyorum.

Buranın yaşam koşullarını, insanlarını anlamaya çalışıyorum.

Deli gibi dil çalışıyorum.

Daha bir arpa boyu yol kat edemedim ama neyse…

Dalgın ifadesi

Azıcık İngilizceniz varsa bile burada işlerinizi kolayca çözersiniz.

Zira Karadağ halkı da sıfır gramerle, kelimeleri peş peşe dizerek İngilizce konuşuyor.

Gayet de yardımsever ve şahane insanlar.

İngilizce yetmediğinde; el kol işaretleriyle, kafa göz yara yara, kendi halimize güle güle anlaşıyoruz.

Gözleri kapalı gülen ifadesi

Ben, Türklerden çok buranın insanı ile diyalog kurmaya, onlarla kaynaşmaya ve anlaşmaya özen gösteriyorum.

Buraya gelince sizi en çok kendi toprağınızın insanı acele ettirmeye çalışıyor.

Çünkü dertleri ceplerini doldurmak.

Benden size dost tavsiyesi, sakınnnnn…

Evet, burada her geçen gün her şey değer kazanıyor ve daha da ulaşılmaz oluyor.

Dolayısıyla da ne “çok yavaş” ne de “çok hızlı” olmamak gerekiyor.

Zira her ikisi de burada insana para kaybettiriyor.

Hedefiniz önce doğru insanları bulmak olsun.

Referanslar almaya çalışın.

Mesela burada ev satışları noterde yapılıyor.

O yüzden de satıştan sonra karşınıza beklenmedik şeyler çıkma ihtimali olası.

Mesela aldığınız evin üzerinde devam eden davalar çıkabilir.

İmarı olmayabilir.

Veya evin suyu şehir şebekesine dahil değil bilgisi ile de karşı karşıya kalabilirsiniz.

montenegro satılık ev

Neyse,,, dönelim aslı konuya…

Ben her yeri gezmeye çalışıyorum.

Mesela hangi şehirde yaşayacağıma ancak yeni karar verebildim.

Orada da hala soru işaretlerim var ama elbet netleşir.

Kolay değil yeni bir hayat kuruyorsunuz.

Ben galiba Montenegro ‘da en çok muhteşem doğayı ve her şey çözülür, relaxxxx diyen halkının bakış açısına geldim.

Şu atasözlerine bir baksanıza…

1- İnsan yorgun doğar, dinlenmek için yaşar.

2- Yatağını kendini öper gibi öp.

3- Geceleri uyumak için gündüzleri dinlen.

4- Çalışma, çalışmak öldürür.

5- Dinlenen birini gördüğünde ona yardım et!

6- Çalışabildiğinin en azını çalış, mümkünse işi başkasına yaptır (itele).

7- Gölgeler kurtuluştur, dinlenmekten kimse ölmez. (Tarlada çalışanlar için).

8- Çalışmak ölüm getirir, çalışarak erken ölme.

9- Olur da çalışma isteğin gelirse, otur, bekle göreceksin ki geçecek.

10- Yiyen birini görünce yanaş, çalışanı görünce uzaklaş, rahatsızlık verme.

Yüzünü ekşiten ifadesi

karadağ'a ne zaman gidilir

Ne yalan söyleyeyim, İstanbul’dan sonra Karadağ bana ilaç gibi geldi.

Öncelikle gün bitmiyor.

Şaka değil, gerçekten bitmiyor.

Sabah kalkıyorum, çalışmaya başlıyorum, ohhhhoo çok çalıştım diyorum, öğlen saat bir olmuş.

Zaman burada yavaş akıyor.

Dolayısıyla da bir günün içinde çok şey halledebiliyorsunuz.

Akşamları da mutlaka bir organizasyon yapıyorsunuz.

Görülecek gezilecek yerleri o kadar çok ki…

Yürüyüş mesafesinde dost sohbetleri de var.

Yani başa dönersek; neden Karadağ?

Bana kendisi; yok denecek kadar az stres, uzun günler ve huzur vaat etti.

Yalan da söylemiyormuş, net bilgi.

Sarılma Emoji

 

One Response

  1. Fulya Ulutürk 24 Haziran 2019

Leave a Reply