Montenegro ‘ya Gidiyorum Gitmesine de Ya Eşyalarım…

Çok kısa zamanda Montenegro ‘ya taşınmaya karar verdiğim için, yurt dışına yerleşme maceramda beni çocuklarımdan sonra zorlayan en önemli şey, şaka gibi ama “eşyalarım” oldu.

Kimilerine göre mülkiyetçilik olarak algılanabilir ama benim gibi evde çalışan biriyseniz eşyalar önemlidir.

Hele hele bir yerlere gidip “şu takımı aldım, bunu da aldım” diye seri halinde alışveriş yapmıyorsanız, yani her eşyanın sizinle bir hikayesi varsa, eklektiklerse, hatıralarınızdan kopmak istemiyorsunuz.

Yani kısacası kafaya koydum, o eşyalar buraya gelecek!

Önce…

Ne var canım, Montenegro neresi ki, Amerika değil ya…

Yunanistan üzerinden 14 saat, ki 12 saatte gelen Türk şoförlemiz olduğu bilgisi şehir efsanesi gibi kulaktan kulağa dolaşıyor.

Getirilir yani, kaç para olabilir ki dedim…

Hop, google’a yaz, Türkiye Montenegro evden eve nakliyat diye, search et…

Bul bir iki telefon, derdini anlat.

Derin bir soluklanma peşine gelen, “kaç metreküptür, gelip görelim, öyle fiyat verelim” diyen ağabeyler…

Derken, benden gelen “yahu siz verin bir fiyat, boyumu aşacaksa sizi hiç yormayayım” serzenişleri…

Ve ben şok…

Harbiden dudak uçuklatan fiyatlara ulaştım.

Hıçkırarak ağlayan ifadesi

Sonra…

Montenegro ‘ya şirket kurulumu için geldim.

Dört günlük bir seyahatti bu süreç…

Yani çok da zamanım yoktu.

Şöyle bir beyaz eşya, koltuk fiyatlarına baktım, hani zevkime uygun bir şeyler…

Anladım ki evimin standartı buraya göre servet…

Hepsi eklektik olabilir ama burada maşallah fiyat olarak da değer görüyorlar.

Tabi bizler için TL kazanıp Euro harcama söz konusu olunca, çoğu etiketin önünce “ışık görmüş tavşan durumu” da kaçınılmaz oluyor.

montenegro ya yerleşmek

Neyse…

Sonunda Karadağ ‘a geldiğimde bir firma buldum.

Ve şahane bir fiyat aldım.

Tabi ki şahane derken, İstanbul evden eve taşıma fiyatı değil ama gayet göze alınabilir bir rakamdan bahsediyorum.

40 metreküp…

Sonra o metreküpü geçmemek için, her şeyimi demonte hale getirdim.

Şöyle söyleyeyim; çekmecelerimi bile teker teker tahta haline getirdim.

Ardından fotoğraflarını çektim, zira burada tek başıma montajlarını yapacağım, neyi nasıl yaptığımı unutmam olası…

Gruplandırma yaparak, kağıt bantlarıyla birbirine bantladım.

Sonra üzerilerine ne olduğunu yazıp jelatinledim.

Bildiğiniz İkea kafası…

Yerden tasarruf et, maliyetten düşür.

Göz kırpan ifadesi

Burada her ev eşyalı…

Tabi eğer projeden almayı planlamıyorsanız.

Kafamda ev alma planı da olduğu için, önce evi belirlemem gerekiyor.

Daha önce de yazmıştım, annemlere yakın bir ev tuttum diye.

2+1 1450 TL ve Kadıköy’de…

Tertemiz bir ev.

O bölge için çok iyi fiyat…

O evin bir odasını önce metreküp olarak hesapladım ve sonra bütün eşyalarımı mümkün olduğunca düzenli bir şekilde yerleştirdim.

Tabi ki küçük bir nakliye ile git gel yaparak.

Evin bir odası, 30 metreküp ölçüsünde tıka basa denilebilir ama tavandaki boşluk hesaplanınca yaklaşık 27 metreküp… .

Çocuklarımın yaşadığı yerde bulunan bir yatak, bir koltuk takımı da hesaplanınca, ki koltuklar da demonte hale geliyor, metreküp mevzusunu da hallettiğimi görmüş oldum.

E o zaman alkışlar bana gelsin.

alkış sembolü

montenegro'ya taşınmak

Şimdi ufak ufak Montenegro ‘da ev bakmaya başladım.

Oyuna gelmemek için her yeri araştırıyorum.

Hem acelem var, hem de biraz zamanım var gibi…

Doğru yeri bulunca çocukları buraya getireceğim.

Hepsi gelince de eşyalarımı yola çıkaracağım.

Demem o ki; burada beyaz eşya falan ucuz değil.

Mobilyalarda…

Hele hele bir süre TL kazanıp Euro harcanacağı düşünülünce, durum fena…

İki yol var, girdiğim evin eşyalarına alışırım sonra yavaş yavaş düzeltirim diyorsanız, okey.

Ama benim gibi eşyalarınızın hikayelerine düşkünseniz, istedin mi geliyor.

Stres yapmayın yani…

Ben yaptım ama yapmaya gerek yokmuş.

One Response

  1. Murat Turalı 24 Haziran 2019

Leave a Reply